Omnivore World Tour Istanbul 26>28 Kasim

One night in Istanbul

  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul
  • One night in Istanbul

Üst üste iki yıldır Mama Shelter’de ağırlanan Omnivore İstanbul 2015 gecesi salonu dolduruyor. 80′li yıllar ile bugün arasında köprü kuran bir playlist eşliğinde, şefler tabakları doldurdu.

Kuyruk sokağın aşağılarına dek uzandı, teras doldu taştı, ortada bulunan dikdörtgen bar komple doldu, dansçılar DJ karşısında pist üzerinde tepindiler, iştahlılar şeflerin stantları önünde sabırla beklediler… Sebbie Kanyon hayretle « 420 tabak servis ettik » diye açıklıyor. Bütün gece, gün içinde birkaç defa beyazlattığı ve İstanbul’un tezgahlarında bulduğu baharat karışımlarıyla marine ettiği ahtapot ile birlikte servis ettiği güzelim palamudu hazırlamak için ateşle oynadı. Sydney, Montreal, Shanghai ve Moskova’da, dünyanın her yerinde bir Omnivorious by Badoit böyle işte… Mutfak lezzetlerini de sakın yabana atmayın, tatsız, set kanepeler ile birlikte sert kokteyller değil söz konusu olan…

 

Amaretto şişeleri şeklindeki « tasarım kekleri » hayranlıkla anlatan Nicolas Darnauguilhem (Disaronno oradaydı) ise, bu defa zeytin ve kurutulmuş balık kılçıklarından üretilmiş inanılmaz bir çeşni üzerine yatırılmış, bir baharat karışımı ile tadı artırılmış füme palamudunu takdim ediyordu.   Onun yanında yer alan Jean-Michel Carrette ise gün içinde 350 adet sığır etli ve ev yapımı ponzu soslu (soya sosu, Bachès’den narenciye, mirin (pirinç şarabı)) istiridye hazırladı.  Son anda üzerlerinde bol limon suyu gezdiriyordu. Omnivore’un kurucusu Luc Dubanchet ise, üzerine oldukça tuzlu bir Türk peyniri serpiştirdiği bir Risonu ragu sosu ile makarna hazırladı.

 

ATIŞTIRMALIKLAR VE HOSTESLER

 

Yerli şefler de altta kalmadılar. Kemal Demirasal, humus, köfte ve baklava, Türk street food’u ile komple bir yemek sundu. Yine aynı sokak mutfağı çizgisi ile Yeme Ìçme Ìşlerì, Jameson içinde marine edilmiş küflü peynir, incir ve üzümlü Bröd ekmekleri ile happy few’leri mest ediyordu. Maksut Askar sakin bir şekilde didiklenmiş dana etini tarhanalı (mayalı bulgur ve sebzeler) iki parça arasına yerleştiriyordu. Esra Acar ise patateslerini pancarlı veya mantarlı krema ile süslüyordu. İnanç Baykar ise, tipil bir Türk tatlısı olan, içi yumuşak dışı çıtır bir balkabağı şekerlemesini elinize tutuşturuyordu. Dev hostesler ve selfi çeken yemek düşkünleri arasından geçerken, Türkçe, İngilizce, Fransızca veya Rusça sohbetler duyuluyordu.  Genç Mutfağın ortaya koyduğu mutlu bir küreselleşme…

 

Stéphane Méjanès